E-Ticaret Üzerine
Borçlar Kanunu'nda iki çeşit icap-kabul prosedürü olduğu varsayılır. Bunlar hazırlar arasındaki icap-kabul ilişkisi ikincisi ise gaipler (birbirinden habersizler) arasında icap-kabul ilişkisi. Günümüzde internetin gelişmesiyle alışveriş ortamının internete kayması hukuksal bazda da kavramların yerine oturtulması gereğini ortaya çıkarmaktadır. Acaba internet üzerinden yaptığımız alışverişler hazırlar arası icap-kabul ilişkisi midir yoksa gaipler arası icap kabul ilişkisimidir. Hukuksal doktrinde gaipler arasında bir icap-kabul ilişkisi olduğu görüşü ağır basmaktadır. Bu nedenle şöyle bir prosedür uygulanacağı hukuksal bakımdan kesindir. Gaipler arasında oluşan icap kabul ilişkisi sonucu ortaya çıkacak sözleşmenin ne zaman hüküm ifade edeceği borçlar hukukumuza hakim genel prensibe uygun olarak ifade etmek gerekir ki, sözleşme kabul haberinin icabı yapana ulaştığı anda hüküm ifade eder, ancak bu tamamlanma, kabul beyanının öğrenilmesiyle kesinleşir. Zira BK md 9 a göre icap gibi kabul de, karşı taraf öğreninceye kadar geri alınabilir. Yani ürün satıcısının internet sitesi aracıyla yaptığı genel icaba siz almak için gerekli en son tuşa bastığınızda kabul haberi gönderilmiş varsayılıp sözleşme tamam olur , ancak sözleşmenin hüküm ifade etmesi satıcının veya temsilcilerinden birinin bu kabul haberini öğrenmesiyle hüküm ifade eder. Dolayısıyla ödeme yapma zorunluluğu ortaya çıkar.
Elektronik mağazadan aldığınız malın niteliğine göre, ifa yeri ve ifa zamanı değişiklik göstermektedir. Eğer taşınabilir bir mal aldıysanız, örneğin bir mp3 player aldınız. Bu ödemenin yapılma zamanı ürünün teslim alınma tarihinden sonradır. Diyelim ki kredi kartıyla aldığınız ürün size teslim edilmedi. Bankadan gönderilen ekstreye bir ay içinde itiraz ederek veya derhal bankayla görüşme haline girerek ödemeden dönme isteğinizi iletebilirsiniz. Ancak bu dönme talebini yaptığınız tarihten sonra mal size teslim edilirse siz sözleşmeyle bağlı kalmaya devam edersiniz ve ödeme zorunluluğunuz olur. O takdirde malı aldıktan sonra ödeme yaparsınız. İfa yeri ise taraflar arasında özgürce kararlaştırılabilir. İmzaladığınız sözleşmede veya o siteye üye olurken kabul ettiğiniz sözleşmede muhtemelen ifa yeri de belli edilmiştir. Bu ifa yeri ile bağlısınız. Eğer ifa yeri belirtilmemişse, para borçlarında yani borcun konusu para ise ödeme alacaklının ifa zamanında oturduğu yerde yapılır. Eğer parça borcu ise yani borcun konusu ayırıcı nitelikleriyle belirlenmişse ifa yeri sözleşme yapıldığı zaman o şeyin bulunduğu yerdir. Diğer borçlarda ise ifa yeri borçlunun oturduğu yerdir.
Taraflar sözleşmede ayrıca ifa zamanını da belirtebilir. Belirtmemişlerse taşınabilir mallarda ifa zamanı, önce taşınabilir mal teslim edilecek daha sonra ücret ödenecektir. Taşınamaz mallarda örneğin bir ev satın aldığınızda, tapu kaydına isminizin yazılması zamanında ödeme yapılacaktır.
BK md 81 uyarınca ifa zamanı düzenlenmiştir. Bu maddeye göre karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde taraflar borçlarını aynı anda yerine getirmek zorundadırlar. Ancak bunun bir istisnası vardır. Taşınabilen mal satımında "satılan alıcıya verileince satıcı bedele hak kazanır.
7/8/2007 | Kategori:
Bilisim Hukuku
|
Yorum (0) |
Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder
Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa













